Oscar 2018

2017 yılı, bana kalırsa film için en güzel yıllardan biriydi. Gösterime giren filmlerin neredeyse hepsi bizlere çok güzel sinematografik görüntüler vermekle birlikte, bizleri bir saniyesini bile kaçırmamak için pür dikkat ekrana bakmamıza yol açacak kadar inanılmaz performanslar da sergiledi. Bu sene Oscar ödülüne aday olmaya layık görülen 10 filmin hepsi birbirinden ilginç hikayeleri olabildiğince güzel ve nefes kesici çekimlerle bizlere anlatmayı başardı. Eğer bu filmleri izlemeye daha şansınız olmadıysa ve bu gece Türkiye saati ile 03.00’da yayınlanacak olan Oscar Ödülleri’ni izlerken aday filmler hakkında birkaç bir şey bilmek istiyorsanız sizler için hazırladığım bu film listesi işinize yarayabilir!

 

İlk önce bu senenin en iddialı adayları ile başlayalım.

Three Billboards Outside Ebbing, Missouri

Yaklaşık 9-10 ay önce tecavüz edilerek öldürülen kızının katilinini bulunamaması üzere, acı çeken anne Mildred Hayes yaşadığı kentin ıssız bir kısmında bulunan ve kimsenin itibar göstermediği üç büyük billboardu kiralar. Bu billboardlar üzerine yazdırdığı tartışmalı bir mesajla kasabanın saygı değer polis şefi William Willoughby’ye giden üç işareti devreye sokar. Şiddete eğilimi olan, yardımcısı Dixon olaya karıştığında, Mildred ve Ebbing’in kolluk kuvvetleri arasındaki savaş daha da şiddetlenir.

 

Oldukça ilginç bir hikayeye sahip olmakla beraber, Frances McDormand(Mildred Hayes) ve Sam Rockwell’in (Dixon)  filmdeki performansları beni oldukça etkiledi. Kızını kaybeden ve katilini bulmak için elinden geleni yapan annenin kızgınlığını ve sert bakışları arkasında sakladığı çaresizliğini mükemmel bir şekilde sahneye taşıyan McDormand “En İyi Başrol Kadın Oyuncu” kategorisinde aday. Irkçı ve şiddet eğilimli bir karakter olduğu halde Dixon’ı bir şekilde seyirciye sevdirmeyi başaran Sam Rockwell ise “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu” kategorisinde aday ve ödülü alması oldukça muhtemel.

 

Shape of Water

Soğuk Savaş sırasında Amerika’da gizli bir laboratuvarda saklanan üstün yetenekli bir deniz canlısı ile orada çalışan dilsiz bir temizlikçi arasındaki güçlü ilişkinin hikayesini anlatan Suyun Sesi, senaryosu ile herkesi meraklandırmıştır. Ele alınan hikaye oldukça ilginç ve beklenenin dışında. Bu filmin bu kadar öne çıkmasını sağlayan şey ise Sally Hawkins’in (“En İyi Başrol Kadın Oyuncu”) oyunculuğu ve Guillermo del Toro’nun inanılmaz yönetmenliği. Ekranda gördüğünüz sahneler o kadar güzel bir şekilde çekilmiş ki zaman zaman kendinizi renkler tarafından dikkatiniz dağılmış bir şekilde buluyorsunuz. Dilsiz bir karakteri oynayan Sally Hawkins, bakışları ve vücut dilini o kadar iyi bir şekilde kullanıyor ki seyirci sanki konuşuyormuş gibi karakterin hissettiği her şeyi hemen anlayabiliyor.

 

I, Tonya

Gerçek bir hikayeden uyarlanan bu film, buz patencisi Tonya Harding’in zorlu hayatını anlatmaktadır. Üçlü Axel hareketini yapabilen tek Amerikalı kadın sporcu olmasına karşın, skandallar ve aykırı tavırları nedeniyle Amerikan halkı ve medyasıyla yıldızı bir türlü barışmaz. Tüm engellere karşın hırsla Olimpiyat Oyunları’na hazırlanan Tonya’nın hayatı, rakibi Nancy Kerrigan’a yapılan bir saldırıya adının karışmasıyla alt üst olur. FBI da soruşturmaya dahil olunca Tonya Harding, hayattaki en büyük tutkusundan ömür boyu men edilmekle karşı karşıya kalacaktır. Karakterlerle yapılan röportajlar ile hikayeyi birleştirerek işlenen film, sanatsal açıdan çok güçlü sahneler sergilemekte.

 

Margot Robbie’nin Tonya Harding olarak sergilediği inanılmaz performans, bence şu ana kadar kariyerindeki en iddialı performanslardan biri ve bunun için  “En iyi Başrol Kadın Oyuncu” kategorisinde aday olmayahak kazanmıştır. Harding’in katı ve hırslı annesini oynayan Allison Janney’nin ise “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” kategorisinde Oscar almasına oldukça muhtemel olarak bakılıyor.

Call Me By Your Name

1983 yazında, İtalya’nın kuzeyinde 17 yaşındaki Amerikalı Elio Perlman günlerini, ailesinin 17 yüzyıldan kalma villasında geçirmektedir. Bir gün, doktora tezi üzerinde çalışan 24 yaşındaki Oliver Greko-Roman kültür alanında çalışan Elio’nun babasına yardım etmek için yanlarına gelir. Elio ve Oliver arasında özel bir bağ oluşur ve yakınlaşmaya başlarlar.

 

Oldukça duygusal bir film olduğu için ağlamak isteyenler için ideal! 🙂 Daha 22 yaşında olan Timothee Chalamet’nin (“En İyi Başrol Erkek Oyuncu) performansı filmin bir sürü yerinde gözlerinizin dolmasına sebep oluyor ve filmin çekildiği Crema isimli İtalyan kasabası bizlere oldukça sakin ve pastel renkli bir dünya sunuyor. Hikaye filmde çok güzel bir şekilde işlenmiş ve oyuncular karakterlerinin hislerinin söz gerekmeden sadece bakışlar ile bile oldukça başarılı bir şekilde sahneye aktarmışlar. Romantik bir hikaye isteyenlere kesinlikle önereceğim bir film.

Darkest Hour

  1. Dünya Savaşı sırasında Dunkirk’te İngiliz askerlerin kalması ve kurtarılması için hiçbir şey yapılamıyor olması üzerine o zamanki başbakan Chamberlain’in istifası istenir ve yerine Winston Churchill gelir. Mecliste kimse tarafından sevilmeyen ve güvenilmeyen Churchill’in askerleri kurtarmaya ve mecliste popüleriteye kavuşmaya giden yolunu anlatan bu film, Churchill’i oynayan Gary Oldman’ın inanılmaz makyaj ve performansı ile öne çıkmıştır. “En İyi Başrol Erkek Oyuncu” kategorisinde aday olan Oldman da kazanması oldukça muhtemel olarak görülen adaylardan.

 

 

Lady Bird

Sacramento’da büyüyen bir genç kızın hikayesini anlatan bu film, liseden üniversiteye geçiş yapan  Catherine “Lady Bird”ün annesi ile olan ilişkisini ve kendini daha iyi tanımasını ele almıştır. Lady Bird’ü oynayan Saoirse Ronan “En iyi Başrol Kadın Oyuncu” kategorisinde, anneyi oynayan Laurie Metcalf “En iyi Yardımcı Kadın Oyuncu” kategorisinde aday. Filmin yönetmeni Greta Gerwig ise “En İyi Yönetmen” kategorisinde aday ve şu ana kadar bu kategoride aday olarak gösterilen sadece 5. kadın!

Phantom Thread

Savaştan sonra 1950’lerin büyüleyici Londra’sında, ünlü terzi Reynolds Woodcock ve kız kardeşi Cyril, ülkenin önde gelenlerini giydirerek İngiliz modasının merkezinde yer almaktadırlar. Kadınlar, müzmin bir bekar olan Woodcock’un hayatından ilham ve dostlukla geçmeye devam ederken Woodcock’un yolu kısa bir zaman içerisinde esin perisi olarak hayatının bütünleyici parçası ve sevgilisi olacak genç ve güçlü bir kadın olan Alma ile kesişir.

 

Karakterlerinin kişiliğine film çekilmeye başlamadan aylar önce bürünerek nefes kesici performanslar sergileyen Daniel Day-Lewis, bu sene de “En İyi Başrol Erkek Oyuncu” kategorisinde aday.

 

En İyi Film kategorisine aday diğer filmler:

  • The Post
  • Get Out
  • All the Money in the World
  • Mudbound
  • Dunkirk

 

Bir de sizlere geçen senelerde Oscar’a aday olmuş filmlerden birkaç önerim olacak:

  • Manchester by the Sea (2017 adayı)
  • Room (2016 adayı)
  • Birdman (2015 adayı)
  • Her (2014 adayı)
  • The Tree of Life (2012 adayı)
  • Inglorious Basterds (2010 adayı)

Ceren Kahveci